Mide ile ilgili bir rahatsızlığınız yoksa, sabahları ağız kokusu ile uyanmanızın birkaç sebebi olabilir. Gece boyunca tükürük bezlerinin daha yavaş çalışması sonucu ağızda sülfür bileşikleri ve bakterileri oluşur. Bu bakteriler sabahları ağız kokusuna sebebiyet verebilir. Ayrıca dişlerin düzenli fırçalanmaması, diş eti iltihaplarının ve diş çürüklerinin bulunması, hızlı kilo verme nedeniyle veya uzun süre aç kalmaktan kaynaklı ağız kokusu oluşabilir.
Dişlerde kalan yemek artıkları, bakterilerin çoğalmasına yol açmaktadır. Bakteriler, asit oluşturarak diş plakları ve çürüklerine neden olur. Diş plakları, kötü ağız kokusuna ve diş eti kanamalarına sebep olur. Diş bakımı, ağız sağlığının yanı sıra beden sağlığımızla da yakından ilişkilidir. Örneğin diyabeti olan kişilerin, doğru diş bakımıyla birlikte kanlarındaki AGE (advanced glycation end-products) seviyesinde azalma görülmüştür. Bir çok sistematik hastalık ve mikrobiyal enfeksiyonun başlangıcı ağızda başlamaktadır. Doğru bir ağız bakımı hastalıkların vücuda geçişini zorlaştıracaktır.
Diş ipi bize en çok yardımcı oral hijyen araçlarındandır. Diş fırçası ile ulaşamayacağımız diş arası bölgeleri, çürüksel veya diş eti ile alakalı tüm hastalıkların genellikle başlangıç yeridir. Bilhassa çapraşık dişlerde durum daha da önem kazanır. Bu yüzden diş fırçalamaya ek olarak günde bir kere diş ipi kullanmakta fayda vardır.
Dişlerinizi temiz tutmak için klasik yöntemler dışında başka bir yönteme gerek yoktur. Hatta karbonat yada tuz gibi aşındırıcı maddelerin yanlış kullanımı, dişsel aşınmalara yada travma kaynaklı diş eti çekilmelerine sebebiyet verebilir. Uygun bir diş fırçası ve diş macunu ile yapacağınız metodik bir fırçalama alışkanlık haline getirilebilirse, bir diğer ispatsız yönteme gerek kalmayacaktır.
Çay ve kahvenin aşırı tüketilmesi dişlerde sarımsı kahverengi lekelere sebep olur. Bu estetik bir kayıp olarak algılanabilir. Netice olarak bu alanlar özellikle oral hijyeni yetersiz hastalarda diş taşlarının tutunacağı birikim bölgeleri haline gelir ve dişeti hastalıklarının oluşmasına katkı yapar. Mümkünse çay ve kahve tüketimi azaltılmalı, günde 2 defa dişler en az 2 dk süreyle fırçalanmalıdır.
Şekerli gıdalar fazla tüketildiğinde dişler üzerinden yeterince temizlenemez. Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı şekerli yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturur. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına neden olmaktadırlar
Diş fırçalama dişlerin üzerinde biriken mikrop tabakasını temizlemek amacıyla yapılır. Bu tabaka dişin üzerine sıkıca yapışmıştır. Mikrop tabakasının tüm dişlerimizin tüm yüzeylerinde bulunduğu dikkate alınırsa, fırçalama süresinin en az dakika olmasının önemi anlaşılır.
Diş dostu olarak kabul edilen gıda maddelerinin başında proteinler gelir. Vücudumuzun temel yapı taşını oluşturan bu maddeler hem dişlerin gelişimi sırasında, hem de sonrasında diş sağlığı açısından da mutlaka tüketilmesi gereken gıda maddeleridir. Yüksek protein içeriğinin yanı sıra diş sağlığındaki önemi açısından peynir özellikle şekerli gıda tüketimi sonrası şiddetle tavsiye edilen bir besindir. Yer fıstığı da içeriğindeki fosfat nedeniyle çerez türü yiyecekler arasında diş dostu olarak nitelendirilen bir besindir. Rafine edilmemiş hububat (beyaz undan yapılmış ekmek yerine kepekli esmer ekmek) diş sağlığı açısından tercih edilmelidir.